Blog

Ramazan Ayı ve Beslenme İlişkisi

Ramazan Ayı ve Beslenme İlişkisi

Ramazan ayının gelmesiyle birlikte genelde önerdiğimiz az az ve sık sık beslenme biçimi yerine uzun süreli açlık ve susuzluk yer almaktadır. Ramazan ayında oruç tutan kişiler yaklaşık 12 saat süren açlık ve susuzluk ile karşı karşıya kalındığı için sahur, iftar ve gece ara öğünü arasında dengeyi kuramadığımız da kan şekerinde düşme, acıkma hissi ve iftardan sonra hazımsızlık gibi sorunlarla karşılaşılabilmektedir. Bu yüzden Ramazan ayında da üç öğün arasında dengeli bir düzen kurulmalıdır.

Ramazan ayındaki beslenmede genel olarak toplam öğün sayısı sınırlanmak zorunda kalır. Ancak öğün sayısındaki sınırlanmaya karşılık yeni düzendeki öğünlerdeki yiyecek çeşidi daha fazla olmalı ve sahur, hafif iftar, iftar yemeği ve gece ara öğünü olarak dengeli bir düzen oluşturulmaya çalışılmalıdır.

 SAHUR

 Sahur mutlaka yapılmalıdır. Çünkü kişiler sahura da kalkmadıklarında kan şekeri gün içerisinde düşecektir. Hatta kan şekerinin düşüşü günün erken saatlerinde başlar ve daha düşük değerlere ulaşabilmektedir. Kan şekerinin gün içerisinde dengeli seyredebilmesi için sahur öğünü önemlidir. Sahura kalkıldığında midede uzun süre kalacak ve kan şekerinde ani değişiklik yaratmayacak besinler tercih edilmelidir. Gün içerisinde sizi rahatsız etmeyecek hazmı kolay olan gıdalar tercih edilmelidir. Örneğin; tahıl çorbaları, kepekli ekmek, az tuzlu peynir, meyve, kahvaltılık ve bol su tüketimi unutulmamalıdır. Sahurda çok tuzlu ve baharatlı yiyecekler tüketilmemelidir.

 HAFİF İFTAR

 Başlangıç için çok sıcak ve çok yağlı olmayan, ılık bir çorba en uygun başlangıç yemeğidir. Özellikle Bağırsak problemi olan kişilerdeki Ramazan ayında en çok sindirim sistemi problemleri yaşanır bu yüzden çorbalardan alınan doğal lif ilavesi ve çorbanın yanında bir ince dilim kepekli ekmek tercih edilmelidir. Ayrıca çorbanın önünde zeytin, hurma, peynir ya da su ile oruç açılmalıdır. Oruç açıldıktan ve çorba tüketildikten sonra mideyi biraz dinlendirmek için yemeğe 5 -10 dakikalığına ara verilmelidir. Aradan sonra diğer yemeklere geçilmelidir.

 İFTAR YEMEĞİ

 Çorbadan sonra tercih edilecek yemekler çok yağlı ve ağır yemekler yerine hafif yemekleri tercih edilmelidir. Yemekleri mümkün olduğunca yavaş yemeye ve iyi çiğnemeye özen gösteriniz. Midenizi biranda yemek ile doldurup hazımsızlık sıkıntısının yaşanmaması için yemeye birden yüklenmeyin. Ayrıca sulu yemeklerin sularını tüketmemeye çalışın bu şekilde daha az yağ almış olursunuz.

 ARA ÖĞÜN

 Tatlı çeşitlerini hemen yemek üzerine değil iftardan 1- 2 saat sonra gece ara öğünü olarak küçük bir porsiyon olarak yenilmesi daha iyi olacaktır. Yemek sonrası yenilecek tatlıların hamurlu ve kızartma işlemine uğramış bir tatlı olmamasına dikkat edilmeli ve mümkün olduğunca daha çok sütlü tatlılar tercih edilmelidir. Ramazan ayında çok fazla tükettiğimiz ve artık iftar yemeklerinin simgesi haline gelen güllaç hafif sütlü tatlılara en uygun olan çeşitlerden bir tanesi olarak kabul edilebilir. Ancak tabi ki hafif tatlılar tüketelim denilse de haftada 1-2 kezden fazla tüketilmemelidir. Haftada 2 kez sütlü tatlı tüketip diğer günlerde meyve veya belirli miktarlarda kuruyemişler tercih edilmelidir.
  • İftardan 1–2 saat sonra hafif yürüyüş yapmaya çalışın.
  • Yetişkin bir insanın yaklaşık 1,5 -2 litre su içmesi gerektiğinden sıvı alımına çok dikkat edilmelidir.
RAMAZAN AYI VE KİLO İLİŞKİSİ

 Ramazan ayında da zayıflamak isteyen kişiler tükettikleri besin çeşitlerine ve porsiyon ölçülerine dikkat ettiği sürece diğer aylarda olduğu gibi Ramazan ayında da kilo verebilirler. Kişinin yaş, cinsiyet, boy, kilo ve fiziksel aktivite durumuna uygun hazırlanmış bir beslenme programı yani Ramazan Ayına özel olarak hazırlanan diyeti sayesinde sağlıklı ve dengeli bir kilo kaybı olabilmektedir.
merve_bahtiyar

Merve BAHTİYAR

Beslenme ve Diyetetik