Blog
 Saç Dökülmeleri ve Tedavisi

Saç Dökülmeleri ve Tedavisi

Dermatolojik olarak saç dökülmelerini birkaç ana başlıkta inceleriz. Öncelikle hastada gerçekten saç dökülmesi olup olmadığı belirlenmelidir. Vücutta saçlar ve diğer bütün kıl ve tüylerin bir yaşam siklusu yani döngüsü vardır. Normalde birkaç yıl yaşayan kıllar, saçlar bu süre sonrasında dökülür. Kökten yeni bir kıl üretilir ve uzamaya başlar. Yani bütün kıllarda belli bir dökülme ve belli bir de yeni oluşum oranı vardır. Bunlar birbiri ile denge halinde olmazsa yani dökülen hızlı ya da yeni gelen yetersiz ise o bölgedeki saçlar, kıllar giderek seyrelecektir. İşte bu duruma biz saç-kıl dökülmesi yani alopesi diyoruz.

Saç dökülmesi için saçlı deride bu duruma yol açan bir deri hastalığı olup olmadığına bakılır. Deri normal ama saçlar seyrelmiş mi yoksa bir kıl kökü iltihabı, deride atrofiye giden bir hastalık ya da yaralarla, kabuklarla seyreden bir mantar ya da mikrobik bir hastalık var mı diye incelenir. Tedavi edilmemiş ve bölgede uzun süredir var olan bir sedef (psoriasis) ya da ekzema gibi bir tablo da söz konusu olabilir. Yine dökülmenin ya da seyrek saçların doğuştan yani genetik bir hastalığa bağlı olup olmadığı araştırılmalıdır.

Alopesi durumu tüm saçlı deriyi ilgilendirir şekilde mi yoksa belli bölgelerde zayıflama tarzında bir tablo mu söz konusu diye de ayrıca değerlendirilir. Bölgesel dökülme olan yerlerde saçlar azalmış mı yoksa tümden bir dökülme var mı diye de bakılması gerekir. Bir yandan da kişinin psikolojik durumu sorgulanır. Çünkü bazan kişilerde kendi saçlarını kopartma reaksiyonları olabilmektedir.

Hastalar dermatoloğa genel saç azalma yakınması ile gelir. Hekim konuyu değerlendirirken birkaç faktörün bir arada olabilme olasılığını da düşünmelidir. Yani erkek tipi saç dökülmesinde, ki burada genetik faktörler sorumludur, ek olarak bir mineral ya da vitamin eksikliği de varsa olay daha şiddetli olacaktır. Konu en geniş kapsamda düşünülerek değerlendirilmelidir.

Saçlı derinin geniş alanlarında , deride belirgin bir hastalık olmaksızın saç azalmasına effluvium denir. Bunun iç ve dış nedenleri vardır. Saçın yapı malzemesi olarak demir, çinko gibi metaller, B kompleks vitaminleri ve proteinler bulunur. Bunlardaki eksiklikler saçlarda dökülme nedenidir. Yine tiroid hastalıklarında, tiroid bezinin hem az hem de fazla çalıştığı durumlarda saç dökülmesi olabilir. Kadınların kanlarında normalde az miktarda dolaşan erkeklik hormonlarının polikistik over ya da surrenal adenom gibi bazı hastalıklara bağlı olarak artması ciltte yağlanma artışı, yüz ve vücutta tüylenme yanı sıra saç dökülmesine de yol açabilir. Bu durum erkeklerdeki genetik, androjenik alopesiye benzer.
Saç dökülmelerinde dış nedenler arasında saçı yıpratıcı tarzda saç boyamalar, kızgın maşa ile saç düzleştirme veya kıvırcıklaştırmalar, saçların sürekli topuz, at kuyruğu veya örme halinde bulundurulması da söz konusu olabilir.
Strese bağlı olanlar genel saç seyrelmesinden ziyade küçük alanlarda metal para gibi veya daha büyük, tam dökülmüş bölgesel lezyonlarla karşımıza çıkar.

Bazı ilaçlar saçlarda dökülmeye yol açar. Dermatolog bu konuda bir sorgulama yapmalıdır. Yine ağır, vücudu yıpratıcı ameliyat ve ateşli hastalıklardan sonra da saç dökülmeleri izlenebilir. Covid enfeksiyonu geçiren kişilerin yaklaşık olarak yarısında saptanan bu durum hastalık için spesifik değildir. Tifo, paratifo, sıtma gibi ağır seyreden başka hastalıklarda da izlenebilir.
Kadınlarda kanda kadınlık hormonunun azaldığı durumlarda vücut, erkeklik hormonlarının yükseldiği yönünde bir yanılgıya düşerek saç dökülmelerine neden olabilir. Doğum kontrol haplarının bırakılması, doğum, menapoz gibi durumlar buna örnek olarak verilebilir.
Mesleki olarak madenlerde , metal tozuna maruz kalınan yerlerde çalışan işçilerde ağır metal zehirlenmelerinin bir belirtisi de saç dökülmeleridir. Yani konu meslek hastalıkları kapsamına da girebilmektedir.

Tedavi için Dermatolog hastalığın nedenini gerekirse bazı kan tetkikleri ile araştıracak ve genelde nedene yönelik bir tedaviyi planlama yoluna gidecektir. Örneğin hastada demir eksikliğine bağlı bir alopesi varsa bu yönde bir takviye yapılır. Ancak tetkik yapılmadan yani kan değerleri araştırılmadan bir vitamini, bir elementi hastaya önermek hata olur. Bu maddelerden bazılarının vücutta , özellikle karaciğerde birikerek ciddi hastalıklara yol açabileceği akılda bulundurulmalıdır.

Erkek tipi saç dökülmeleri gibi genetik yönü olan durumlarda olayın geciktirilmesi amaçlanır. Hiçbir saç tedavi ve uygulaması saçı üreten kök bölümünün yok olduğu durumlarda etkili olamaz. Hastalar bu konuda aydınlatılmalıdır. Dökülecek saçlar önce rengini kaybederek incelir. Sonra kalıcı olarak dökülür. Amaç bu zayıflayan saçları tekrar canlandırmak, mevcut saçları da korumak olmalıdır. Medyada, internette bu konu ile ilgili sayısız değişik maddenin tanıtımı yapılmaktadır. Bir maddenin bir hastalıkta gerçekten etkili olup olmadığı, dozunun ne olması gerektiği, yan etkilerinin neler olabileceği vb durumlar titiz bilimsel çalışmalarla incelenmelidir. Bu çalışmaları da bağımsız, tarafsız, bilimsel ve etik değerlere uyan dermatoloji enstitüleri yapmalıdır yoksa ürünü pazarlayan şirketlerin yaptığı ya da yaptırdığı ve nedense hep ‘’mükemmel’’ sonuçlar bildiren çalışmalara güvenilmemelidir. Bu güne kadar gerçek bilimsel çalışması yapılıp etkinliği bildirilen iki molekül vardır. Bunlar minoksidil ve finasterid ilaçlarıdır. Hap olarak farklı etkileri nedeniyle dıştan losyon olarak ya da mezoterapi ile kullanılabilirler. Bu konuda iğnesiz mezoterapiler hem can yakmayan hem de iyi sonuçlar veren yöntemler olarak seçilebilir. Hastanın saç ve saçlı derisindeki sorunlara göre kullanılacak şampuan, krem ve losyonlar da ayrıca önerilecektir. Çokça tanıtımı yapılan ve uygulanan PRP yani kişinin kendi serumunun deriye enjekte edilme tedavileri hakkında maalesef yeterli bilimsel kanıtlar gösterilememiştir.

İster genetik, ister psikolojik, isterse metabolik ya da daha başka bir nedenle olsun saç dökülmelerini değerlendirmesi gereken kişi Dermatoloji Uzman Hekimidir. Şu unutulmamalıdır ki alopesi, dermatolojik bir hastalıktır. Belli bir prosedürde hastaya yardımcı olan, tedavinin ne kadar süreceğini, hangi yöntemlerle ne kadar sonuç alınabileceğini söyleyecek olan hep Dermatolog doktor olmalıdır. 
cengiz___bicakci_
Dermatoloji (Cildiye)